22 Mart 2012 Perşembe

Viral Vidyolar I

Ön bilgi: 
Biraz önce ne yapsam da türkçe yazsam diye "internet" kelimesini ararken şunları buldum: sanaldalyan, örütbağ ve ağlararası ağ. Bundan sonra "internet" kelimesini kullanırsam adam değilim çünkü bunlar mükemmeller. Artık arkadaşlar arasında: "Sanaldalyan'a geldim", "örütbağ'da ne mahsuller gördüm" yada "ağlararası ağ'da takılıyordum" gibi cümleler kurabilirsiniz. Tamam; yazının başlığındaki hiçbir şey türkçe değil, biliyorum ama hepimiz insanız sonuçta, "altıgen yaratıksal hareketli görseller" diyecek halimiz yoktu. Ahanda virüs:

"Beşgen değil o, 6 bacağı var, şaşı bak!"
Başka bir yazı üzerinde yoğun çalışmalarım devam etmekte iken; dün karşıma çıkan yayılmacı bir vidyo ve onun eski arkadaşlarından bahsetmeden geçemeyeceğimi fark ettim. Viral vidyo nedir, öncelikle ondan bahsedeyim.

Viral vidyo; ağlararası ağ'daki menşur paylaşma tuşları sayesinde arkadaştan halka, halktan "erasmus"çuya, "erasmus"çudan dünyalıya yayılan ve milyonlar mertebesinde izleyiciye birkaç günde ulaşan vidyolara denir. Örnekleri:
Gavur tarzı: Afro NinjaStar Wars KidD.ck in a Box.
Türk tarzı: Al Dedi Git DediSütü Seven KamyoncuAdnan Oktar- Candy Shop.

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu tarzda bir vidyo yapmak büyük bir başarıdır. Mesela "Sütü Seven Kamyoncu"yu yapan abiler sıkıntıdan fransızca'yı türkçe'ye çevirdikten! sonra Beyaz'ın konuğu olarak ünlerine ün katıp, şirket kurup insanlara vidyo çekme seviyesine gelmişlerdir. Bu yüzden, böyle bir vidyo yapabiliyorsanız yapınız, hızlıca şöhret ve para getirecektir.

Dün karşılaştığım ve üzerine yazı yazmakta olduğum vidyo bedenine kanat takıp uçan bir abinin vidyo'sudur, ilk günde 800.000 izlenmiş. Bakınız: YOUTUBE (0:15'teki bereli gözlüksüz abinin, 0:20'de gözlüklü geri koşuşuna dikkat, bir de 0:35'te ayakları aşağı sarkan abinin 0:40'ta nasıl süpermen konumuna geldiğine dikkat, en son olarak da adamın kollarının kanatlardan bağımsız olmasına dikkat, yani meme kası kullanmıyor, bütün bunlara değineceğim). Bu aletlere ornithopter deniliyor bu arada.

Şimdiiiik; Jarno Smeets abimiz bu uçma olayını bir blog'da başlatmış. İnsanlara bunu yapmak istediğinden bahsetmiş, "dedemin hayaliydi", "Leonarda da Vinci'den çok etkilendim", "kanatları yapmaya başladım ama çok fena kar yağıyor" gibi anlamlı anlamsız cümleler sarf etmiş.

Leonarda da Vinci'nin "kanatlı uçan adam" kiyafeti tasarımı (ornithopter)
Hayatta imkansız diye bir şey yoktur, bunu her zaman aklımızın bir köşesinde tutmamız lazım, ancak bu iş yatar gibime geliyor. Bildiğimiz fizik kurallarına göre bu abi yerden kalkışı başaramaz. 75-100 kg ağırlığında uçabilen bir kuş vardır: quetzalcoatlus, dinozor:


Bu da insanla kıyaslaması:


Aldığım bilgilere göre bu büyüklükte bir kanatla bile ancak süzülebilirmişiz ki onu zaten yapıyoruz, bkz. yelkenkanat (kim buluyor bu isimleri acaba, gerçekten leziz):


Yelkenkanat yapanlar bir dağdan atlıyorlar veya bir kamyondan, bir tekneden falan hız alıyorlar. Kanat çırparak, insan gücüyle yerden kalkış yapabilmemiz için meme kaslarımızın 1 metre uzunluğunda olması lazımmış, işte meme kası:


Dahası, 15 metre uzunluğundaki kanatla sinekkuşu (hummingbird) hızında kanat çırparsak uçabileceğimizi iddia edenler de mevcuttur. Bakınız yaklaşık 30 kat yavaşlatılmış vidyo'da sinekkuşu nasıl kanat çırpıyor: YOUTUBE, hmm, sanırım saniyede 8-12 kez kanat çırpıyormuş sevgili sinekkuşu, bizim Jarno abimiz ise saniyede sadece 2 kez çırpıyor. Ayrıyeten vücut yapımız da uçmaya uygun değildir çünkü kocaman ayaklarımız vardır ve onları süpermen gibi sürekli arkaya uzatmış olarak durmamız için ciddi karın kası çalışmamız lazımdır (yatağın ucuna göbeğinize kadar yüzüstü uzanıp bacakları süpermen konumuna getirmeye çalışın bakalım ne kadar sürecek bu macera?). Uçarken de şöyle bir yüz ifademiz olabilir:


Gelgelelim Jarno amcanın meme kası kullanmaması hikayesine.. ("Yaww hacı, madem adam meme kası kullanmıyor neden anlattın bize bu kadar meme kası felan?", "onu bende bilemedim, kusura kalmayın"). Neyse; Jarno, anlattığına göre bu aleti Nintendo Wii kumandaları ve akıllı ceptel'ler ile yapmış. Wii kumandaları, Jarno'nun kol hareketlerini ceptele iletiyor, o da bilgileri işleyip motorlara iletiyormuş, olay bu: YOUTUBE. Hayli başarılı bir cihaz temelinde, sadece biraz yavaş gibi geldi (O değil de, yazdıkça inanmaya başladım yaww nasıl olacak bilemedim, yazının sonunda R yapmak zorunda kalacağım gibi). Jarno'nun sırtındaki teçhizat şu şekilde:


Kanatlar için her biri 2kW'lık (2kW'nin eşleniği: ütü veya "açık havayı ısıtıyoruz" ufo veya iki tane kettle) iki tane motor kullanmış ve 4 tane 5Ah'lik pil kullanmış (4 tane dizüstü bilgisayar pili yani). Yaptığım kaba hesaplara göre bu pillerle 1,5 dk havada kalması bile mucize gibi gerçi 1 dakika kalmış zaten. Adam harbiden yapmış galiba, çürütemiyorum!!! Konuyu değiştireyim biraz.

Sırf insan gücüyle uçmak kesinlikle imkansız değildir; kalkışı çırpılan kanatlarla yapmak bugünün teknolojisiyle çok zordur, bir şekilde uçtuktan sonra havada kalmak bambaşka bir konudur, bir grup öğrencinin yaptığı alete bakın: YOUTUBE. Hele hele kanat çırpma işi yerine pervane kullanılırsa, kalkış felan da mesele değil; insanlar adalar arası uçuyorlar (Adalar arası dediğim, maltepe sahil - büyükada gibi)


Daha ilk günden benim gibi Jarno'nun ornithopter'ini yalanlamaya (ben üstüne üstlük yalanlayamadım ama olsun) çalışanlar olmuş tabi ki.. Bazıları o gözlüksüz abinin bir anda gözlüklenmesini bahane etmiş, "yaww arkadaşım, kaydı kapatmışlardır, güneş çıkmıştır, adam gözlük takmıştır yani ne alakesi var?". Bazıları adamın kafasındaki kameradan görünenlerin yerdeki coğrafyaya benzemediğinden yakınmış, bazıları da adam niye bu kadar uğraşsın bir youtube vidyo'su için demiş falan felan işte, o da haklı. Bence: "madem ki böyle bir alet yaBDın, madem ki onu deneme uçuşuna götüreceksin, sıkıyorsa git caddebostan sahile götür de insanlar çeksin seni, neden 3 kankitonu alıp yokluktaki x parkına gidiyorsun? Burada olayı çözmek için canım çıktı".

Son kararım şöyle: Emin değilim!

Eksiler:
1. Ayaklar nasıl süpermen konumuna geliyor bilmiyorum yani ayaklara bağlı bir parça felan görmüş olsam yine motorla olur diyeceğim, o iş için fazladan bir motor daha gerekir, o motor nerede? Uçağın lastikleri içeri girer gibi uçuştan bir süre sonra ayakların süpermen konumuna gelmesi de cabası, hızla mı ilgili acaba?
2. O kadar yavaş kanat çırparak nasıl uçar bilemiyorum, anında çakılır gibi geliyor ama kanadın hızından çok işlevi önemli olabilir mi yoksa o bir şehir efsanesi mi?
3. Projeleri iyi bilirim, kimsenin yapamadığı bir şeyi iki test uçuşuyla başarmak da pek inandırıcı gelmiyor.

Artılar:
1. Fikir çok iyi, çok özgün. Burada adamın kattığı şey Wii kumandalarıyla kanatları hareket ettirmek. İnsanlığın eski ornithopter çalışmalarda ya kol yoruluyordu (koldan güç aldığı için) yada çırpma işlemini motor sürekli yaptığı için denge ve kontrol sağlanamıyordu (koldan bağımsız kanat çırpıyor sürekli). Jarno bu iki işlemi müthiş bir şekilde birleştirip güzel bir ornithopter yapmış.
2. Tasarımı çok iyi, çok ciddi, CAD çizimleri ile başlayan, kanatlar, Wii kumandalar ve kontrol mekanizmaları ile devam eden ciddi bir uğraş. Her parça harika ve tıkır tıkır çalışıyor, 14 vidyo ile bütün aşamaları kaydederek yayımlamış.
3. "Bu kadar uğraşılır mı yalan bir vidyo için?" fikri de hayli cezbedici.

Arthur C. Clarke'ı tanıyan var mıdır? Kendisi bir astronom ve bilim kurgu yazarıdır. 1945'te iletişim uydularının yörüngeye yerleştirilmesi ve uzay asansörü fikirlerini ortaya atmış:

Uzay asansörü
Bu abimizin üç tane kanunu vardır, iki tanesini yazıyorum:
1. When a distinguished, but elderly, scientist states that something is possible, he is almost certainly right. When he states that something is impossible, he is probably wrong.
3. Any sufficiently advanced technology is indistinguishable from magic.

Türkçe mealleriyle:
1. Seçkin ve yaşlı bir bilim insanı "bu iş olabilir" diyorsa, çok büyük ihtimalle haklıdır; "olmaz" diyorsa, muhtemelen yanılıyordur.
3. Yeterince ileri bir teknoloji ürünü büyüden farksızdır.

Demeye çalıştığım o ki; umarım bu abinin yaptığı alet gerçektir, öyleyse hemen yaparız aynısından ve sahile çıkarız ancak çok eşeledim, emin olamadım. İlerleyen günlerde kokusu çıkacaktır, unutmayalım ki Wright kardeşler ilk uçtuğunda da insanlar inanmamışlar.

Su üzerinde koşmak ile devam edeceğim,

Esen kalın.

1 yorum:

  1. Adam yalanlamış, bu 8 aylık bir hikaye anlatma çalışmasıydı demiş .)
    http://www.youtube.com/watch?v=hqojK0moe_E

    YanıtlayınSil